İLK
İlk deneydir .
İlk ne demektir ? Bilmiyorum . Şimdiye kadar zihnimde oluşanları dökmek istiyorum şimdilik.İlk devrimcidir . İlk korku doludur . Yada en azından kaygı … İlk bir deneydir . Kendine dair bir deney … Sonrası için bir öngörü oluşturur . Aynı zamanda ilk sonrakini belirlemede önemli rol oynar . Beğeniler ilk referans alınarak oluşturulur . Bu anlamda ilk sınır çizicidir . “İlk”in oluşturduğu sonuç deneyimlerin başlangıcıdır .
Sürekli evrim – kesintisiz devrim
Aslında ilk diye bir şey yoktur . Hayat grafiksel anlamda süreklilik ifade eder . Burada x’i sonsuza yada sıfıra götürürsen belirsizlikler seni bekleyecektir ( Limit bilenlere bin selam ).
Toplumsal yaşantı gibi insan da evrimleşerek değişir dönüşür . Toplumsal yaşantıda devrim olmaz . Bir başka şey daha var . Her şey ilktir . Diyalektik doğa kabulü üzerinden . Bir edimin ilk olabilmesi için tekrarlanabilir olması gereklidir . Kuantum fiziği buna pek izin verecek gibi değil . Zaten Heraklitos da söylemiş zamanında … Aynı düzlemde düşünürsek bir bitiş yada son da yoktur . Her edim , eylem aynılaşamayan bir yinelemedir . Dolayısıyla her son bir ilktir . İlk olmadığına göre . son da yoktur . Yani edim hem ilktir hem sondur . Pek tabii hem ilk değildir hem son değildir .
Enerji kalır .
Asıl olan edimlerin ilkliği , sonluğu , tekrarlanabilirliğinden ziyade , içerdiği ve aktardığı enerjidir .
Enerji süratle dönüşür doğada . Şelalelerde potansiyelden kinetiğe , ampulde elektrikten ışığa , ocakta ısıya … İnsan da fiziksel olarak enerjiden başka bir şey değildir .
İlkler günümüz toplumunda fetiş karakter kazanıyor . “İlk”in bir başlangıç ediminden ziyade daha kutsal bir durumu ifade ettiği genel kabuller arasında . İlklerin kutsallaştırılıp fetişleştirilmesiyle , yaşanmamışlık değerli hale geliyor . Buna en iyi oturan toplumsal durum bekaret muhabbetidir . Bunun dışında yine ilk aşk , ilk kazanılan para gibi çeşitli ilklere de günümüz insanı çeşitli anlam yüklüyor.
İlk deyince aklıma gülümseyen bir surat geliyor . Genel itibariyle mutluluğu temsil ediyor . Fakat “son” dan duyduğum hissiyat aynı değil . Bir tükenmişlik , bitmişlik , mutsuzluk , ayrılık gibi kavramlar geliyor aklıma . İnsan her sonun bir başlangıç olduğu unutuyor mu acaba ?
Mesela evlenirken törenler yapan , eğlenenler , evliliği sonlandırırken herhangi bir kutlama yapmıyorlar . Aynı şekilde bir insan doğduğu anda sevinenler , aynı kişi son proteinini de toprağa bıraktığında pek de aynı hissiyatta olmuyorlar .Eğer asıl olan madde ise , insan da kaybolan enerji toprakta kendini var edecektir .
FetişleştirME – muhafazakarlaştırMA – İLKleştirME – SONlaştırMA
İlk ve son kavramları nasıl doğmuş ayrı bir inceleme yazısını gerektiriyor olsa gerek . Benim hayattan şu zamana kadar çıkarttığım , asıl olanın edimler olduğu , bunların hiçbirinin bir ilk veya son niteliği taşımadığı , yapılanların değerini ölçmek için parametre olarak değiştirme dönüştürme gücü kullanılması gerektiği ve herhangi bir edimi , önüne sıfatlar koyarak fetişleştirmenin , edimleri , dolayısıyla bu edimlere sekil vermesi (veya sahip olması) üzerinden özne olabilen insanı , muhafazakarlaştırdığıdır .
SON
SERDAR
İlk görüşte aşk , ilk ilişki , ilk yardım , ilk adım , ilk karşılaşma , ilk çeyrek , ilk öğretim , ilk 10 , ilk defa , ilk kısa film , ilk türk gazetesi , ilk yasal müzik mp3 … , ilk ve tek , ilk Müslümanlar , ilk çağ , ilk web günlüğü , ilk hedef , ilk adres ,
Son dakika , son saniye basketi , son eklenen , son çıkan ürünler , son fiyat , son yolculuk , son nokta , son teknoloji , son sürat , son peygamber , son durum , son söz , son Osmanlı , son karar , son aranan , son düzlük , son trend …
Herşey bu kadar zor mu??
-
Düşünceleri toplamak ve bu yazıyı yazmak.. Ne kadar zor. Bu ne bir isyan ne
bir sitem. Sadece anlamaya çalışıyorum. Kimseyi kırmadan incitmeden içimden
gel...
5 ay önce
0 Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyoruz:
Yorum Gönder