Fırtınaya Hoşgeldiniz

Bu siteye artık herhangi bir ekleme yapılmayacaktır.

31 Temmuz 2007 Salı

Farklı Ego Durumlarına Kısa Bir Bakış


Farklı Ego Durumlarına Kısa Bir Bakış

Hepimizin bildiği üzere günlük hayatımızın önemli bir bölümü iletişim üzerine temellendirilmiştir. Basit gibi görünmesine karşılık bir çoğumuzun önemli sorunlar yaşamasına da neden olmaktadır bu kavram. Peki neden? Aslında bu soruya verilebilecek pek çok yanıt bulunmasına karşın konuyu psikolojik açıdan ele alabiliriz. İletişim toplumsallaşmayı sağlayan oldukça önemli bir kavram olmasına karşılık verilen şemalar ne yazık ki yetersiz kalmaktadır çünkü toplumsal olgular ve süreçler de bir o kadar karmaşıktır. İletişimi karşılıklı basit bir mesajlaşma olarak da algılayabiliriz ancak sorun da bu noktada kendisini göstermeye başlamaktadır. Bizler verilen bu mesajları hangi boyutta ve nasıl algılamaktayız.

Psikolojide son dönemde önemle üstünde durulan bir kavramdan bahsedip iletişimde yaşanan sorunlara bu pencereden de bakabiliriz. Transaksiyonel analiz adı verilen bu yöntemde bireylerin üç şekilde iletişim kurduğu ve bu üç durumun doğuştan getirildiği belirtilmiştir.

1- Ebeveyn ego durumu: Anne babalarımızın, öğretmenlerimizin, dedelerimizin bizlere söyledikleri ya da yaptıkları davranışları kaydedip daha sonradan iletişimde bulunduğumuz insanlara uygulama eğilimimizdir.

2- Yetişkin ego durumu: Düşünme, sorunlara çözüm arama ya da bulma, plan yapma, karar verme gibi işlevlere sahip olan nesnel yanımızdır. Daha çok burada ve şimdiye odaklıdır.

3- Çocuk ego durumu: Çocukluktaki duygu, düşünce ve davranışlarımızı içermektedir. Bu ego durumunda heyecanlarımız, korkularımız, üzüntü, öfke gibi duygularımız bulunmaktadır. Mızmızlanan, şikâyet eden,meraklı, dürtüsel yanımızdır.

Hepimiz içimizde bu ego durumlarını barındırmaktayız ve farklı durumlarda farklı ego durumlarımız devreye girebilmektedir.Yani hiçbirimiz sadece ebeveyn, yetişkin ya da çocuk durumundan birine sahip değiliz. Önemli olan karşıdan gelen mesaj bizim hangi ego durumumuzu uyarmakta ya da biz o an yoğun olarak hangi ego durumunu yaşamaktayız.

İletişim kurarken önem kazanan nokta bu ego durumlarının ne ölçüde birbirlerini tamamlayabildikleridir. Örneğin bir kişi size sert bir ses tonu ve kötü bir yüz ifadesiyle 'yine geç kaldın' dediğinde ebeveyn ego durumundan sizin çocuk ego durumunuza bir ileti göndermektedir. Siz de bu iletiye boynu bükük bir şekilde 'özür dilerim' diye cevap verdiğinizde çocuk ego durumunuzdan onun ebeveyn ego durumuna bir gönderme yapmaktasınızdır. Yani hedeflenen ego durumundan tepki alınmaktadır ve bu da iletişimin sürekliliği açısından oldukça önem kazanmaktadır. Ancak ne yazık ki işler herzaman bu kadar kolay olmamaktadır.

Çapraz transaksiyonlar adını verdiğimiz iletişim biçimindeyse uyarıyı gönderen kişi hedeflediği ego durumundan tepki alamamaktadır. Örneğin, bir adam eşine Cuma akşamı annemlere gitsek iyi olur dediğinde yetişkin ego durumundan eşinin yetişkin ego durumuna gönderme yapmaktadır. Ancak 'zaten hep sizinkilere gidiyoruz. Bengelmeyeceğim' gibi bir cevap aldığı takdirde eşi çocuk ego durumundan adamın ebeveyn ego durumuna gönderim yapmaktadır ve hedeflenen bölümler uyarılmadığı için iletişimde sorun çıkmaktadır.

Gizil ( çift anlamlı) transaksiyonlar ise iletişimde bulunan iki kişiden birinin ya da her ikisinin de iki ego durumundan tepki verdiği ve aynı anda hem psikolojik hem de sosyal mesajın birlikte yeraldığı transaksiyonlardır. Açıkça ifade edilen, söylenen ( sosyalmesaj) ile açıkça ifade edilmeyen ama sözsüz olarakiletilen (psikolojik) mesaj birbirleriyle uyuşmamaktadır. Mesela okulumuzda rektör amcamızın aktif olarak eylemde bulunan öğrencilere yönelik kaçınızın ortalaması ikiyi geçiyor demesi sosyal bir mesaj olmakla birlikte 'yine geçemediniz değil mi' tavrı psikolojik bir gönderme olmaktadır. Oradan bir öğrencinin çıkıp evet geçtik demesi yine sosyal bir mesaj olmakla birlikte ' nasıl da seni alt ettim' duruşu psikolojik bir mesaj olmaktadır:)

Yetişkin ego durumumuzu devreye sokarak yazdığımız bu yazıyı çocuk ego durumumuza pas atarak ve küçük bir testle bitirelim diyoruz:)

Yanınızdaki arkadaşınıza sordunuz: Saatin kaç? Arkadaşınız farklı ego durumlarını kullanarak sizi 3 farklı şekilde yanıtlayabilir; Dördü beş geçiyor (yetişkin) Sen artık kendine bir saat alsan iyi olacak (ebeveyn) Dünkü bu vakit (gülerek) (çocuk)

Siz de bir deneyin isterseniz ya da sorgulayabilirsiniz dünyaya hangi benliğinizden sesleniyorsunuz...

________________Gözde-Hediye__________________

1 Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyoruz:

fucar dedi ki...

mükemmel bir yazı olmuş, teşekkürler, Watkings in bu konudaki kitabı daha yeni bitirmiştim ama ... neyse senin bu katkın tamamladı diyelim teşekkür ederim...

ucarferit@hotmail.com