Fırtınaya Hoşgeldiniz

Bu siteye artık herhangi bir ekleme yapılmayacaktır.

19 Temmuz 2007 Perşembe

Tokat'tan Manzaralar

Bilboard dan

Saadet partisi : İnsan HAKları ve saadet için …
Y
O
L
U
N
D
A
AKP : Durmak yol yola devam .
Hemen yanında Uğur Işılak ve
Zara’nınkatıldığı AKP’li belediyenin festivali

Hemen yanında CHP : İşsizlik 5 yılda
yarıya inecek .
Yanında DP var , iki tip var . Birisi diş-
lerini yeni yaptırmış parıl parıl …
Tabi tüm fotoğraflar fotoşoplu …

Yukarı doğru yürüyorum . CHP , BBP , Saadet aynı binada … Şaşırmıyoruz tabi .. Bir tane UNO geçiyor . Hani o yanından kamyon geçince korku dolu anlar yaşatanlardan … Bu Uno’nun üzerinde kendisi kadar daha bir hoparlör var . Sesi de acayip tiz . Bir de tabi bıyıkların getirisi olsa gerek bir Alp-arslan Türk-eş ‘in portresi .Sesi volkan’a benzeyen bir adam ajitasyon yapıyor .

Neyse dedikten sonra henüz yanından geçmekte olduğum Card Finans’taki kravatlı , jilet gibi gençler dikkatimi çekiyor . Dükkanların kapısında başörtülü kadınlar… Mesai bitimine yaklaşıldıkça artan sıkıntının , sokağa olan özlemin işareti gibi …

Göz göze gelmek korkutuyor insanları . Yürürken aynı zamanda yazdığım görenler kuşkuyla bakıyorlar . Bir daha … Bir de arkadan bakalım …

Gericilik burada kültür olmuş desem abartmış olmam herhalde . ‘Merhaba’laşırken kafa tokuşturanları geçen akşam Alevilerin düzenlediği etkinlikte görmüştüm . Sokaktakine alışmıştık …

Siyasi propaganda faaliyetleri çok yoğun burada . Buranın yerel koşulları göz önünde bulundurularak propagandanın ana malzemesi , sermayedarlar sermayedarı , diktatörler diktatörü , kendini beğenmişlerin şahı ‘Allah’ olarak belirlenmiş . Alevilerde benzer düzlemde …

Kara çarşaflılar … Onları tanıyorum . Daha önce sokakta birebir örgütleme çalışması yaptıklarını görmüştüm . Saadet yada BTP içindi …

Hani genelde kaıdınların giydiği göbek açık tişörtler var ya , onların altına burada mutlaka uzun bir şeyler giyiyorlar . Neden tahmin edin bakayım ?

Şu anda bankların yoğun bulunduğu , meydan denebilecek bir yerde oturuyorum . Herkes konum itibariyle birbirine bakıyor . Göz göze gelince , gözler sanki tesadüfen karşılaşmışcasına çekiliyor . Burada polis sayısı çok fazla .

Bir yere oturup insanları izlemeye başlayınca sanki kimse geçmiyor , zaman durmuş gibi oluyor . Çünkü herkes birbirinin aynı … Davranışlar , giyimler , bakışlar … Farklı bir özelliğiyle şifrelemediğin kişi zihninde kalmıyor . Bu rutinliktir belleksizliği yaratan . Sonra bu içselleşiyor . Artık insanlar gidip geliyor . Gidip geliyor . Bir süre sonra sadece gidiyorlar .

Bir de nasıl da kontrol ediyor insanlar birbirlerini . korkuyorlar mı acaba kendileri kadar başkalarının da hatalı!!! Bir şey yapacağından .Yada biri başlatsa da biz de yapsak dedikleri bir şeyler var mı ?

Burada kafayı çekecek herhangi bir yer mevcut değil .

Mecburiyet caddelerinin mecburluğu , göz göze gelme ihtiyacındandır .

Zula bir yerde oturup , yalnızca izlemenin keyfini kimler hatırlıyor ?Biz hep o izlenen , koşturan , durup kendine ve yaşamın sahteliğine dışarıdan bakamayanlar mı olacağız ? Yok mu bunun potansiyometresi …

AKP’nin apartmanı kaplayan pankartı dikkatimi çekiyor :”Elektriğe hiç zam yapmadık” . Aslında bu şu demek : “Göbek deliğinize henüz sokmadık”.

Sakın “pornografik” diye eleştirmeye kalkmayın bu eşleştirmeyi . Bu adamlar pornocu. Egemen . Diktatör . En iyi bu dil anlatıyor neler yaptıklarını , yapacaklarını …

Karşımda bir okul var . Yarım saattir oturuyorum yeni gördüm . “Kız meslek lisesi” . Evet beyan şudur ki buradaki kadınlar bakire . Bu okullar özelLEŞtiğinde yanına “Bozması senden” falan yazmasınlar edepli kardeşlerimiz !!!

Göğün rengi neden yukarı baktıkça koyulaşır diye bir soru
geliyor aklıma , geçiştiriyorum . Şimdi birisi çıkar ; “Bak orada bile ast-üst ilişkisi var . Doğanın kanunu bu” falan der , uğraşmayalım .

Ya niye uğraşmayalım ? Amasya MHP milletvekili adayının eski güreşçi olup , propaganda aracının arkasına koyduğu fotoğrafı gördükten sonra nasıl uğraşmayalım . Hani o rakibini tuş edip üzerine oturduğu ve aklından hiç talimat almayan biri olduğunu anladığımız Mahmut Demir ‘ in fotoğrafı . Alın hatta koyuyorum .

Yada yine Amasya’da güzelim Yeşilırmak ı çevreleyen Sahil parkının , şehzadeler parkı olarak değiştirilmesine seyirci mi kalalım ? Evimizin kapılarındaki göremediğimiz çarpılarla yaşamak mı , yoksa çarpıyı görüp , kesip , insanı yok etmeye çalışanların üzerine yapıştırmak ve kapıda kalan boş yere 62’den tavşan yapmak mı ?

“Tartim mi abi?” iyen çocuklara ne cevap verilmeli diye düşünürken , “zırnık” ın , tüy dökücü olduğunu bir dükkan camından öğrendim .

Yollar kesilmiş . MHP konvoyu varmış . Biz yol kesince cop yiyoruz . Bu zihniyetin yolu kesmesi bizzat devlet tarafından
( polis ) sağlanıyor .

O arada Aşık Veysel’in bir türküsü … Canlı mı değil mi diye klasik bir iç muhakemeden sonra nihayet sese yöneliyorum . Evet canlı !!! 3 genç . Biraz gitarın akordu bozuk , bağlamanın bir-iki perdesinin yeri yanlış , mikrofon berbat ama hiç umurumda değil. Bağlama çalan çocuğun deyişlerdeki vücutsal performansı bana yetiyor . Müezzin içine sıçıyor müziği .

Belki 50 kişinin olduğu bir yerde tek başıma alkışlamak artık bir eylem biçimi haline geldi . Şarkılara kendini verdiğini göstermek istemeyenlerin masa altı ritmleri dikkatimi çekiyor . Ritmi kaçırınca bırakıyorlar . Sonra tekrar .

Geçti dost kervanı eyleme beni …

Sivil polisler de yan masada müziğe maruz kalıyorlar . Hep müziği hem çevreyi kontrol için onların ki . “Hesap mı ne hesabı olum sen bizi tanımıyorsun galiba ? “ ee tabi vazife . Yakında polisin biri gelip bugün fa# basmayacaksınız diyeceğini hayal ediyorum. Çünkü diyecek , fa# insanların beynini yıkıyor . Transpoze de yok . …Ama… Arkadaşı merkezde misafir edin . Bunun rüyasını görmeyi temenni ediyorum . Tabi önce bu rüyadan kalkıp silkinmek …




_____________Serdar _______________________

0 Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyoruz: