“gecenin en siyahında”
Gündemler ve getirdikleri ya da götürdükleri…
Korku fazla durmaz, çeker ve gider. Bu cümleyle ilk karşılaştığım yer “olmaktan korktuğum” yerdi, cezaeviydi. Yıllardır korkutan copun kafama değdiği ilk andaki yaşanmışlık örneklendi zihnimde.
“Örtüşecek biçimde üst üste getirilebilen açılar eşittir.” Ya da 2=2… Acaba ‘aynı’lık nedir? Eşit, eşit değildir, aynı. Açı farkı, iyidir.
Aşırı , gereğinden fazlasını yapmama durumunu ifade eder. Gerekliliğin ölçütü nedir?
Halkın hakları var. Meksika, Güney Afrika, Lübnan, Türkiye… gecekondu, öğretmen, komünist, sosyolog, akademisyen... Açlık, yoksulluk, evsizlik… eğitim, sağlık, barınma, ulaşım, çevre, su, engelli, kadın, çocuk…
Aşk. Öyle bir kavram ki… Adam da öldürebiliyor, hayatta verebiliyor… köşeyi dönse hayat düz gitse ölüm gibi bir şey. Köşeyi dönmek iyidir. Sevmek yanlışlık içermez. Zihinlerimize yerleştirilen “ya sev ya terk et” mantıksızlığıyla aşık falan olunmaz. Ama içselleştirilmiş bir olgu.
Ey sevgili, beni terk ederek sev.
Ya da yaşasın halkların kardeşliği…
serkan
0 Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyoruz:
Yorum Gönder