Sanat eserinin kalıcılığı
Sanat eserinin kalıcı olma potansiyeli, yani tüm zamanlarda geçerli olma hayali - ki bu bir anlamda da zamanı da reddetmektir - icra edenin genel geçer üretime sahip olduğu iddiasıdır ki, burada sanatı icra eden kişi, kendini tanrıya eş koşar. Tanrının varlığı-yokluğu veya işlevine dair yapılan tartışmaların hepsinin üstünde bir yerde tanrıyı kılıcından geçirir. Din referansıyla yönetilen ve yaşanılan ülkelerde kalıcı olmaya çabalayan sanat eserlerine yapılanlar benzer bir referans üzerinden hareket eder.
Sanat eserinin kalıcılığı ise, döneminde beğenilmesi, teknik üstünlüğü, içeriğine bağlıdır. Fakat bunlar belirleyici olan değildir çoğu zaman. Sürekli gündemde tutulan klasiktir. Dünden gelir, bu gidişle yarına da kalır. Pek çok sanat felsefecisi, klasikleşmiş eserlerde, tüm görünen veya tahlil edilebilen özellikleri aşkın metafizik bir özellik olduğunu ifade ederler.
Güzel
Güzelin "ne"liği üzerine filozoflar uzun uzun düşünmüş, simetrik olanın güzel olduğu kabul edilmiş bir zaman, sonra güzelin kendisi tanrısal olan olarak görülmüş. Sürekli uyum yasaları oluşturulmaya uğraşılmış. Ne fayda! Her yerde düzen yok ama düzene gidiş var. En azından düzensizliğin, çatışkının gereksizleşeceği bir dünyanın tasarımı var şimdilik ki tarih de bu tarz çözülmelerle ilerliyor. Bugün toprak ağası olmanın ekonomik olarak mantığı var mı? Dünyanın sahipleri sürekli azalıyor sayı olarak. Dönem dönem de yer değiştiriyorlar. Bu bir yol , varışın olup olmayacağı sanatın konusu değildir. Sanat bu yolda itikleyici görev görür.
Araçlaşma
Yani, sanat bir anlamda araç olmaya mahkumdur. En azından özgür olmayan bu zaman-mekan için bu mahkumiyeti kaçınılmazdır. Hiç bir şey tek başına amaç değildir. Araç-amaç diyalektiği de bunun ifadesidir. Sanat eseri - eseri yaratan arasında da bu tip bir ilişki söz konusudur. Kişi, sanat eserini icra eder, form kazandırır, belirler. Sonra eser, yaratanını aşkın hale gelir. Bu noktadan sonra tersine bir aktarım başlar. Artık eser, yaratanını belirler. Hem özne hem de nesne olunabilen, yer değiştirmenin yapısal bir problem yaratmayacağı, aksine birliktelik süreçlerini besleyeceği bir durumdur bu.
______
Estetik
Estetik, duyulur bilginin bilimidir. Gündelik hayatta "güzel anlamında kullanılsa da veya sadece güzeli arayışın yöntemi olduğu bilinse de genellikle, aslında çirkini de, trajik olanı da, komik olanı da arar. Bu bağlamda psikoloji ile ilişkilenir. Estetik konu olduğunda, 4 tane alt elemanı da konu olur. Bunlar, yapan, eden suje, yapılan edilen obje, yüceleştiren veya alçaklaştıran estetik değer ve eserin, kişinin dünyasıyla olan ilişkisinin sonuç bildirgesi olan estetik yargı.
28 temmuz 2008
serdaryturkmen@gmail.com
===============================================
FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...
===============================================
Herşey bu kadar zor mu??
-
Düşünceleri toplamak ve bu yazıyı yazmak.. Ne kadar zor. Bu ne bir isyan ne
bir sitem. Sadece anlamaya çalışıyorum. Kimseyi kırmadan incitmeden içimden
gel...
5 ay önce
0 Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyoruz:
Yorum Gönder