Fırtınaya Hoşgeldiniz

Bu siteye artık herhangi bir ekleme yapılmayacaktır.

3 Temmuz 2008 Perşembe

Kirli Geçmişe Elveda

“Türkiye kirli geçmişini temizlemeli”.
Bu sözler Avrupa Birliği Türkiye Masası şefi Lagendik’e ait. Son Ergenekon Operasyonu sonrası Türkiye’ye demokrasi, özgürlük, insan hakları dersleri veriyor emperyalizmin temsilcisi.

Acaba kirli geçmişle ne kastediliyor?
Emperyalizme karşı Mustafa Kemal önderliğinde Türküyle Kürdüyle tüm toplumsal yapılarıyla bağımsızlık mücadelesi verilmesi mi?
İngiliz emperyalizmine teslim olmuş, onların emirlerini yerine getiren Osmanlı yönetimine karşı durmak mı?
ABD emperyalizmine karşı “TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE” diyen yüreğini ortaya koyan 68 gençliği mi?
Sömürüye, esarete, katliamlara karşı duran emekçilerin mücadelesi mi kirli geçmişimiz?

Bu ülkede elbette kirli ve olumsuz şeyler yaşandı.
Lagendik’in bahsettiği bu kirli geçmişte 12 Eylül faşist darbesi var mı? Maraş, Çorum, Sivas katliamları var mı? Emperyalizme ve faşizme karşı mücadele ettiği için işkence gören, katledilenler var mı? Aç kaldıkları için baklava çalıp 46 yıl hapis cezası alan çocuklar var mı? Milyarlarca borcu olan, evine ekmek götüremeyen tek çıkış yolu olarak ölümü gören; önce çocuklarını sonra kendisini vuran baba var mı?
Hiç sanmıyorum. Tüm bunlar emperyalizmin bir eseri değil mi? O ve onun gibiler için bunlar emperyalizmin hanesine yazılacak birer artıdır.

Bu Lagendik’lerden birçok kopya var ülkemizde. Sağcısından tutun solcusuna kadar. Hepsi yerli malı!
Belki duymayanlarınız vardır? Geçtiğimiz hafta İstanbul’da kendilerine genç siviller diyen kökü dışarıda gerici bir grup tarafından organize edilen “Darbeye Karşı 70 Milyon Adım” altında bir gösteri yapıldı. Başrollerde ise “Fantastik Dörtlü” yer alıyordu.

● Dinciler
● Liberaller
● Solcular
● Kürt milliyetçileri

Gerçekten seyirlik bir görüntü, ama ibretle.
12 Eylül faşizmine destek veren alkışlayan, AKP’nin şakşakçılığını yapan Nazlı Ilıcak en önde yürüyor, yanında İHD İstanbul şube başkanı Eren Keskin, Ufuk Uras’ın eşi Zeynep Tanbay, Adalet Ağaoğlu, Lale Mansur. Kalabalık içinde tekbir atılıyor, zılgıt çekiliyor, özgürlük ve demokrasi sloganları atılıyor. “Darbeye karşı omuz omuza”. Gözlerimizin önünde yaşanan dinci faşizmin sivil darbesini görmeyip, sadece söylentiden ibaret olan sahte ve doğruluğu kanıtlanmamış belgelerle ortaya atılan iddialara kulak veren mankurtlar. Hepsini bir araya toplayan emperyalizme şükranlarımızı sunalım. Bize kimlerin devrimci, kimlerin karşı devrimci olduğunu gösteriyor. Kimlerin ülkesini emperyalizme karşı savunduğunu, kimlerin ülkesini sattığını.
Peki, bu bir araya gelenler birbirlerinin ne mal olduklarını bilmiyorlar mı? Çok iyi biliyorlar. Ama ortak düşman karşısında ittifaklar yapılabilir siyaset içerisinde.
Bağımsız, birlik ve barış içerisinde yaşayan bir Türkiye özlemi onları emperyalizmin saflarında birleştiriyor. Vatansızlık ruhlara oya gibi işlenmiş. Emperyalizmin getirdiği demokrasiden, özgürlükten medet umanlar; Irak’ı, Afganistan’ı, Yugoslavya’yı hatırlayın!
Kendi özgücüne dayanıp savaşan Chavez’li Venezüela’ya, Lübnan Hizbullah’ına bakın.

Emperyalizm kendi solunuda tayin ediyor. Nazlı Ilıcak Taraf gazetesine gönderme yaparak olması gereken solu tarif ediyor: “ Taraf başarılı gazeteciliğini sürdürüyor, bir yandan tersane işçisinin hesabını soruyor, bir yandan ‘yargı darbesi’ diyerek Anayasa Mahkemesi’ne çatıyor, bir yandan da Kürt kimliğine ve İslami kimliğe hoşgörüyle bakıyor. Türkiye, bu anlayışta bir sol partiye kavuştuğu zaman rahatlayacak.” Rahatlayabiliriz çünkü Nazlı hanımın tarif ettiği türden partiler ve grupçuklar bizde gırla. Nazlı Ilıcak tam bir psikolojik savaş uzmanı – eğer emperyalizmin hizmetinde bir solculuk yapacaksanız söylemlerinizde yayın organlarınızda biraz işçi hakkı, biraz Kürt meselesinden bahsedeceksiniz ki özgür, eşit, hakça bir dünya için mücadele eden insanları kandırabilesiniz.-

Tüm bu ihanet çemberini gören ve ses çıkarmayanlar. Daha nereye kadar susacaksınız? Kafanız mı karıştı yoksa, tüm bu olup bitenler karşısında.

Şimdi derin bir uyku vakti mi, uyanma vakti mi? Karar sizin.




EKLER:

Ahmet Altan: “Burjuvazinin, halkın ve dünyanın istekleri tarihte belki de ilk defa üst üste çakışıyor... Bundan 20 yıl önce 'kahrolsun' diye bağırdığımız Amerika şimdi Türkiye demokrasiye geçsin' diye baskı yapıyor. Şimdi Amerika'ya neden karşı olacağım... Bağımsızlık kavramının tümüyle ortadan kalkması gerektiğine inanıyorum. Bu, dünyanın en tehlikeli kavramlarından biri.”

Yeni Şafak: Darbeye karşı 70 milyon adım eyleminden sonra Yeni Şafak’ın manşeti “Faşizme Karşı Omuz Omuza”


Ufuk Uras: "Belli ki bazı güçler Türkiye'de demokrasiye balans ayarı yapmaya çalışıyorlar. Ve Türkiye'deki demokrasi dışı güçlerin Cumhuriyet Başsavcısına çok bel bağladıklarını görüyoruz. Bunun kabul edilebilir bir yanı yok. Siyasi partiler demokrasimizin teminatıdır. 2003 yılından beri ülkeyi yöneten bir partiye yönelik böyle bir tavır kabul edilemez. Birileri AKP kapansın, DTP kapansın böylece iktidara gelirim diye düşünüyor olabilir ama bu akbaba siyasetidir. Türkiye'de savcılar ve hakimlerin hegemonyası ve diktatörlüğüne karşı çıkmamız gerekiyor. O yüzden gelişmeleri kabul edilemez buluyorum."


Yeni Şafak yazarı Abdullah Muradoğlu: Sosyalist oyların EMEP'te birikmesini sol için kazanç sayarım. Sahte solculara oy vereceklerine EMEP'e versinler daha iyi.


http://haber.sol.org.tr: "Darbelere Karşı 70 Milyon Adım" girişimi Tünel’den Galatasaray Lisesi önüne kadar düzenleyerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Genç Siviller, DSİP, Mazlum-Der, DTP, SDP, Siyasal Ufuk Derneği, EHP ve Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin de içinde bulunduğu 70 Milyon girişimi yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı yürüyüş sonrasında Galatasaray lisesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.


------------------------ Fırat -----------------------------

===============================================
FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...

===============================================

0 Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyoruz: