Fırtınaya Hoşgeldiniz

Bu siteye artık herhangi bir ekleme yapılmayacaktır.

14 Ağustos 2007 Salı

UZAYLI SOLCULAR

UZAYLI SOLCULAR

İnternette bazı sitelerde, uzun zamandır yapmadığım bir şey olduğunu düşündüğüm bir şeyi yapmaya başlıyorum. Dünya dışı zeki yaşam formları hakkında en ilginç en sıra dışı en inanılmaz ve hatta en uydurma şeyleri okumaya başlıyorum. ABD’ nin ‘mavi kitap’ projesi hakkında gizli görünen ama internette bulunabilecek kadar alenen her yere saçılmış bilgilere ulaşmaya çabalıyorum ve google ’ın arama motorlarına uzaylı yazıyor enter tuşuna basıyorum. Karşıma milyonlarca olasılıktan en önce seçilen birkaç seçenek çıkıyor. Biri ilgimi çekiyor ve tıklıyorum. Sabah gazetesi yazarlarından bir köşe yazarının uzaylılar hakkında gayet güzel bir dille yazdığı bir yazıyı okumaya başlıyorum. Yazıyı oldukça bilimsel buluyorum ta ki sondan üçüncü paragrafına gelinceye kadar. O paragrafta yanlış hatırlamıyorsam şöyle bir yargıda bulunuyor çok bilmiş yazarımız : ‘ ufoları solculara da sormayınız. Zira ne Lenin ne de Marks uzaylılardan bahsetmiştir’… İşte tam bu paragrafı okuyorum ve ilk önce küplere biniyorum yazara cahilliğinden ötürü küfür etmeye başlıyorum. Daha sonra tekrar düşünüyorum ve aslında yazarın bu cahilliğinin nedeninin biz solcular olduğuna karar kılıyorum. Zira yıllarca bu adama hiçbir solcu çıkıp bu konuda ya da buna benzer diğer bambaşka konularda sıra dışı, ilgi çekici, tartışmaya açık olan konularda kalkıp iki çift laf söylememiş ve netice olarak bir köşe yazarı solcular hakkında bu kanaate varmış. . Ben kendimi solcu olarak tanımlayan birisiyim ve ne Marks ‘ ın müridiyim ne de Lenin ‘ in ezbercisiyim. Ayrıca dünya dışı zeki yaşam formları hakkında bu yazara bin çekecek yazılarım da mevcut. Ama üzüldüğüm ve sinirlendiğim ASIL NOKTA kamuoyunda solcular olarak bizim yalnızca belli başlı konularda bilgi sahibi, yalnızca belli başlı yorumları olan insanlar olarak tanınmamız…


Şu anda neden bir buçuk milyar kendine Hıristiyan diyen insan var hiç nedenini merak ediyor muyuz?

Ya da neden evrim geçirdiğimizi merak ediyor muyuz? Bunu araştırma gereksinimi hissediyor muyuz?

Ya da nasıl oluyor da soru sorabiliyoruz? Ki bence evrenin cevaplanması gereken ilk sorusu budur.

Ve daha bunlar gibi onlarca soru sorabiliriz….


Özü itibariyle değişik alanlarda sosyalizmle bağlantılı şeyler bulup bunu kamuoyuna iletemezsek yaptığımız her şey boşunadır. O yüzden şimdiye kadar uzay boşluğunda kürek çekmekten öte pek bir şey yapmadığımız, yapamadığımız kanaatindeyim.

Yunan ordusu Anadolu’da neden yenildi hiç düşündünüz mü?

Olumsuz ihtimalleri hiç düşünmeyen generallere sahip bir orduydu da ondan…

Napolyon’ un dediği gibi: yenile yenile yenmeyi öğrendim…

Ve ben de diyorum ki : bu kadar yenilgi yeter. Bundan sonra ders alıp zafer kazanma zamanıdır. Bir ülkenin yönetim biçimini değiştirmenin tek yolu düşünme biçimini değiştirmektir. Evini su basınca ağlamak değil!


___________Taner_____________

0 Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyoruz: