Fırtınaya Hoşgeldiniz

Bu siteye artık herhangi bir ekleme yapılmayacaktır.

28 Ağustos 2007 Salı

İFADELER ve İDEOLOJİK ARKA PLANLARI–1 ---> EZBER BOZMAK

İFADELER ve İDEOLOJİK ARKA PLANLARI– 1

EZBER BOZMAK

“Ezberi bozmak gerekiyor”. Bu sözü son zamanlarda ne kadar çok duyuyoruz değil mi? Televizyon ekranlarında, radyoda, gazetelerde, aydın(cık)lar arasında, arkadaş sohbetlerinde koro halinde bir ezber bozmak diye tutturulmuş gidiliyor. Tepeden tırnağa bütün ezberlerimizi bozuyoruz, modernleşiyoruz, dogmalardan kurtuluyoruz, ilerliyoruz, bizi gerileten unsurlardan sıyrılıyoruz mu? Acaba.

İfadelerin ve olguların olumsuz yanları olduğu gibi olumlu yanlarıda mevcuttur. Ezber bir kişinin ya da bir siyasetin önünü görmesini engelleyebilir, günün gelişmelerini ve değişen dünyayı kavramasını güçleştirebilir, toplumdaki dinamiklerin farkına varmasını engelleyebilir. Ama ezber aynı zamanda bir siyasi tutumu, siyasi iradeyi ve kültürü de ifade eder. Pratik mücadele sonucu elde edilen tecrübe ve bilgi ile refleksif davranışları da kazandırır. Mücadele sahasında hareket edebilme avantajı sağlar.

Bütün bir siyaseti ezber üzerinden değerlendirmek yanılsamaya neden olur. Siyaset ve ideoloji bir sözcüğe, olguya indirgenemeyecek ölçüde ciddi bir bilimdir. Burada tartıştırmak istediğim asıl mesele tekerlemeye dönüşen bu ifadenin arkasında nelerin yattığı. İnsan zihninin nasıl biçimlendirildiği ve özellikle sol-sosyalist kesimde bu tartışma sonucu oluşan zihin karışıklığı ve bellek yitimi.

Devlet hegemonyasını, yalnızca devletin araçlarıyla baskı ve şiddet kullanarak oluşturmaz. Ayrıca dille oynayarak, iletişim araçlarıyla var olan kanalları kullanarak, toplumun kodlarıyla birleştirip ya da yeni kodlar kullanıp, ideolojik söylemini yayarak zihinleri kontrol etmesi ve biçimlendirmesiyle insanın, toplumun onayına dayalı bir hegemonya sistemi oluşturur. Bugün tüm bu olumsuzluklar karşısında insanların şikâyet ettiği halde neden harekete geçmediğini, iktidarı onaylamasını, devleti kutsallaştırmasını burada araştırmak gerekiyor.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği yıkıldıktan sonra o günlerde bir ifade tüm dünyaya her dilde yayıldı. “ İdeolojiler çağı bitti”. Sovyetlerin yıkılmasından sonra oluşan moral bozukluğu ile birlikte bu ifade ezilenlerin, başka bir dünya özlemi çeken insanların umutlarını da bitirmesi gerektiğini amaçlıyordu. Ancak bu ifadenin kendisi bile ideolojinin bitmediğini bize kanıtlıyordu. Çünkü ideolojiler bitti ifadesinin kendisi bir ideolojiyi, burjuvaziyi temsil ediyordu. Burjuvazi ortaya çıktığı andan itibaren kendisini farklı bir sınıf olarak gösteren şeyleri değiştirmeye çalışmıştır. Eskiden sınıflar arasında kastlaşma vardı. Her sınıfın kendine özgü bir giyimi, ırkı hatta dili vardı. Ancak bu sınıfsal yapının kendisi, biçimsel özellikleri nedeniyle, sistemi-devleti halkın gözünde tam anlamıyla meşrulaştıramıyordu. Burjuvazi bu biçimsel özellikleri kaldırarak, parlamenter sistemiyle, sıradan bir insanın bile devletin kurumlarına girmesine izin vermesiyle, eğitim sistemini tabana yayıp halkın gözünde meşrulaşmıştır ve artık ideolojiler bitti diyerek kendisini dahi gizlemeye çalışmaktadır. ‘Artık hepimiz biriz’ demektedir.

Bugün ortalıkta dolaşan ezber bozmak ifadesinin kendisi bir ezber olmuş durumda. Ezbersizliği dayatan bir ezber. İnsanlığın genel geçer bilgisini bir kenara iten, tarihsel belleği yok eden, bizim ayağımızı yerden kesen bir ezber. Kapitalizmin ideologları insanı ve toplumu kontrol edecek kodları belirleyip bu ve benzeri ifadeleri zihinlerimize enjekte ediyor ve ideolojisizleştirmeyi amaçlıyor.

Emperyalist kapitalist sistem muhalif ve kitlesel hareketleri kendisi için bir tehlike olarak görmüyor, asıl tehlike bu hareketlerin ideolojisinin olması, o ideoloji doğrultusunda eylem yapması. “Başka bir dünya istiyoruz” sözü sosyalist ideoloji doğrultusunda olduğu zaman anlam kazanır. Yoksa bu sadece muhalefet yapmak (Allahın verdiği nefesi boşuna tüketmek) olarak kalır. Baskın’lar, BAK’çılar, orijinal demokrasiciler tersinden değil dosdoğru bu sistemin devamlılığı için mücadele etmektedirler. 16 yaşında savaşlara, katliamlara, düşkünlüğe, sömürüye şahit olan bir çocuğun hangi ezberi bozulmak isteniyor. Bozmak istedikleri bizlerin rasyonel düşünme yetisini yok etmek, belleksizleştirmek, tarihsizleştirmek, direnç ruhunu yok etmek. Ciğeri üç kuruş etmeyenler çıkış yolu olarak üçüncü yolu öneriyorlar, dayatıyorlar.

Tek çıkış yolunu bizleri ifade etmesi, egemenlerin ve işbirlikçilerinin yüzüne haykırması için son sözü Rosa Luxemburg’a bırakıyorum.
“Ya barbarlık, ya sosyalizm”.

Fırat ERDOĞAN
firat_82@yahoo.com

( Açıklama: aşağıda bulunan tablo benim eserim değil. bu kategoriyi oluşturanlar kendilerini ezber bozanlar diye tanıtanlar. bende onların oluşturduğu kategoriyi buraya koyarak teşhir ediyorum.)
----------------FOTO GALERİ-------------------

EZBER BOZANLAR---------------------------------------EZBER YAPANLAR


baskın oran_____rosa luxemburg
ufuk uras___________Karl Marx
birikim dergisi tayfası_________Lenin
radikal gazetesi_______Mao
image hosted by ImageVenue.comAçık toplum enstitüsü__ Che Guevara

0 Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyoruz: