YAZGI

Demirkubuz bu filmin adını neden yazgı koymuş bilmiyoruz. Yazgı denince insanın aklına değiştirilemez yaşantılar şeyler geliyor. Demirkubuz' un burada klasik manada yazgıyı, kaderi, kaderciliği anlattığını düşünmüyorum tabi. Ama filmlerinde kaba kesin çizgilerle ayrılmış temel bir bakış açısı yok. Yani biraz gerçek, biraz sınıf çelişkisi, biraz da şu anda üzerine düşündüğü fikirler olabilir. Filmlerini izleyen herkes kendine benzeyen birilerini bulurmuş gibi geliyor bana. Özellikle "Yazgı" birçok hayatı bir arada veriyor. Filmde başkahraman, diğer roller gibi kavramlar yok hayat gibi yani hepimiz kendimizi başrol zannetsek de ne zaman kurşunları yiyip de ölmedik ki değil mi? "Yazgı"da Musa kendi halinde bir adamdır, işinde gücünde. Ursula le guin' in kitaplarında yarattığı o fantastik karakterlere benzer. Sanki bu dünyadan değil yani. Bu toplumun esprilerine gülmez, ağladığı şeylere ağlamaz. İkili diyaloglarda suskunluk anları vardır, bu anları hep çeşitli ezbere küçük sözcüklerle doldururuz ya bazen de mimik yaparız, bunu Musa yapmaz. Sessizliği buna tercih eder. Hep sağlam uzun uzun konuşulası bir felsefesi var gibidir. Ama bunu ifade etmeye çalışmaz. Biraz sorup onu zorlarsan "ne gelirse yaşıyorum, yaşantıma ben yön vermiyorum" diyecek gibidir. Davranışlarının öncesinde ve sonrasında düşünmüyordur sanki. Belki filmin adı musa nın inandığı bir yazgısı olduğu ve bunu muhteşem bir dinginlikle yaşamayı beklediği için yazgıdır. Filmdeki en can alıcı sahnelerden biri; Musa' nın komşusunun sokakta başı beladayken onu hiç düşünmeden çok kısa bir sürede karar alıp hem de silah kullanarak güpe gündüz kurtarmasıdır. Yani biz bugün görüntüde kuzu sarması olduğumuz günümüzün büyük bir bölümünü geçirdiğimiz insanlar için ne yapıyoruz.Tabi ki burada sevdiğimiz insanları korumak için başkasına silah sıksak ne iyi olur demiyorum. Biz ne kadar palavracıyız ne kadar baloncuğuz ne kadar yalanız onu diyorum. Öyle değil mi? Günlük hayatta ne kadar çok öylesine davranırız öylesine sorular öylesine cevaplar... Filmdeki Musa karakteri bizim ayakçılık dediğimiz günlük ilişkilerde karşılaştığımız o sahte yapıdan uzaktır. Bazen kendimizi hissetmediğimiz şeyleri söylerken bulmaz mıyız ya da tam anlamıyla yapamayacağımız şeyleri vaad ederken...
Musa yeni insandır, bugünün insanına alternatiftir, ötekidir.
______ abdullah ______
===============================================
FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...
===============================================
0 Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyoruz:
Yorum Gönder