KONFORMİTE ve İTAAT
Sosyal psikolojinin o güzel konularından sadece bir tanesi konformite ve itaat. Belki tam olarak anlamlarını bilmiyoruz çoğumuz, ama yaşadığımız sosyal çevrede var olabilmek için yaptığımız davranışların birçoğunu
açıklamakta bize bu iki sözcük. Öncelikle ikisini de kısaca tanımlayalım.
Konformite: İnsanın kendi görüşünün olduğu halde, 3. aşamada görüşünü grup görüşü yönünde değiştirmesi.(yani konform etmesi) Görüşünü değiştirmeyip, değiştiriyor görüntüsü vermekte konformite tanımının içine girer. Konformitede grup ve kişi arasında statü farkı yoktur. Yani grup kişiden, kişi gruptan üstün veya aşağıda değildir. Grubun zorlaması söz konusu olmayabilir. Gruptaki kişi sayısının konform etmede tabi ki etkisi vardır, ancak başka bir görüşe göre konformitede gruptaki kişinin çok olması değil, özgür iradeyle bir görüşün savunulması önemlidir. Konformitede ısrar çok önemlidir. Bir kişi bile grubun görüşünden saparsa, bu gruba uyum davranışı gösterecek olan kişi kendi görüşünü savunmaya devam eder. Alt gruplarda(işçi sınıfı gibi) konform etme ihtiyacı çok fazla duyulmaz. En çok konform etme ihtiyacı orta kesimde görülür. Çünkü bu kesimin dibe vurma ihtimali ya da tepeye çıkma şansı vardır.
İtaat: bireyin, yasal bir otoritenin doğrudan emrine boyun eğerek davranışını değiştirmesidir. İtaat ve konformite, her ikisi de soyal etkini bir biçimidir. Bununla birlikte çeşitli boyutlarda birbirinden farklılaşırlar. Etki kaynağı ve etki hedefi arasında ki statü farklılığı, kaynağın etkide bulunmak ve hedefin boyun eğişini denetleme isteği, etki kaynağı ile hedefin davranışlarının benzerliği gibi. İtaatte hiyerarşik bir düzen vardır, eşitler arasında bir mücadele değildir. Baskı söz konusudur. İtaat konusunda yapılan çalışmalar, konformite konusunda yapılan çalışmalar kadar geniş değildir. Bunun en temel nedeni, sosyal psikologların, ethik bir sorunla, yani insanlara onaylamadıkları hareketleri yapmaları için emir vermenin doğru olup olmayacağı sorunuyla karşı karşıya kalmaları sorunudur.
Tanımlardan ve açıklamalardan da anlaşılacağı gibi, konformite ve itaat bizim sosyal yaşantımızda gösterdiğimiz birçok davranışın sosyal psikolojik göstergeleridir. Yani yaşadığımız sosyal çevrede kendimizi var edebilmek için, görüşümüzü grubun görüşü yönünde değiştirmemiz, veya değiştiriyor gibi gözükmemiz gerekiyor. Ya da otoritenin baskısıyla onlara itaat etmek zorunda kalıyoruz. Evde anne babamızın, görüşleriyle görüyoruz, okulda hocalarımızın, aşkta sevgililerimizin… Neden böyle? Çünkü herkes öyle görüyor. Eğer farklı görürsen antikonformist olursun, ya da itaat etmeyen bir asi. O zamanda toplum tarafından cezalandırılmaya mahkûmsundur.
Şehit cenazelerinden sonra konformite ve itaat etme alanımız biraz daha genişledi. Şu sıralar sokağa çıktığımızda evlerin, iş yerlerinin, dükkânların pencerelerinde her şey için çıkarıp salladığımız Türk bayrağını görüyoruz. Şehitler ölmez vatan bölünmez sloganlarını duyuyoruz. 5 parmaklarının 3’üyle ısırmaya hazır birer ağız ve diğer iki parmaklarıyla kulaklar yapmış eller görüyoruz. Sabahlara kadar konvoylar halinde gezen arabalardan ateş eden insancıklar görüyoruz. Ölen gençler için üzüldüğümüzü, onların ölmemesini istediğimizi göstermemiz içinde onların yaptıklarını yapmamız gerekiyor. Tabi her şeyden önce Türk olmamız gerekiyor. Bağırmamız, ellerimizle kurtçuklar yapmamız gerekiyor. Artık kadın programlarında bile arka fon olarak kullanılan Türk bayrağını asmamız gerekiyor pencerelerimize. Yani kısacası sokağa korkusuzca çıkabilmemiz için konform etmemiz ya da itaat etmemiz gerekiyor. Etmezsek nemi olur? İşte o zaman o 2 parmakla yapılan kulaklar bunu duyar ve 3 parmakla yapılan ısırmaya hazır ağızlar tarafından ısırılırız.
Şimdi yapmamız gereken ne diye kaçımız düşünüyoruz acaba. Şimdi yapmamız gereken bu kirli savaşa, bu kirli savaşı sürdürmekte ısrar edenlere hayır demek değil midir? Ölen gençlerin haberlerini aktarırken ağlarcasına bir dil kullanarak, “onlar boşa ölmedi” naralarıyla durumu dramatize edip, halkı iyice duygusallaştıran medyaya, hayır onlar bu kirli savaşı sürdürenlerin kirli oyunları yüzünden boşa öldü, biz bu gençlerin boşa ölmesini istemiyoruz diyerek cevap vermemiz gerekmiyor mu? O kızgın kalabalığa rağmen antikonformist olup, itaatkâr olmayıp onlar gibi olmamamız gerekiyor. Şimdi yükseltmeliyiz sesimizi. SAVAŞA HAYIR. TEZKEREYE HAYIR.
===============================================
FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...
===============================================
0 Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyoruz:
Yorum Gönder