Fırtınaya Hoşgeldiniz

Bu siteye artık herhangi bir ekleme yapılmayacaktır.

10 Aralık 2007 Pazartesi

bilmiyorum, ben anlamam ki!!

bilmiyorum, ben anlamam ki!!

gücüm tükeniyor...yaşamak istemiyorum aranızda...

ne istiyoruz neyi bekliyoruz acaba? bir yudum nefese olan bağımlılık neden? neredeyiz ki nerede olmak istiyoruz... kim olmak istediği, bulunmak, yaşamak istediği yerdeki? yaşam kararımızı veremezken neyle uğraşıyoruz? ölemiyoruz bile...

ne yaparsak yapalım bağlıyız aslen kımıldayamıyoruz bir yere, bizimkisi zincirden kopmak isteyen sirk hayvanlarının çabası sadece... zincirden kurtulduğu anda şaşkın artık ne yapacak? sonu yok; kopacak, atacak o kadar şey birikmişki içimize, o kadar çok şey sıvanmışki dışımıza... bacaklar bağlı kollar sarılı... zincirin tutsaklığını değil, zinciri atmak...

sorun yer mekan değil biziz hepimiz... biz yaşatıyoruz herşeyi, oluşturuyoruz..bugün nerede olursan ol, ne yaparsan yap hiçbiryerde sen değilsin, senin değilki hiçbir yer, anlarını tükettiğin... benim de değil... kimsenin olmamalı, nedir bu sahiplenme... anı nasıl "benimki" yapabilir insan, neyle? herşeyin bi sonu olduğunu bile bile nasıl benleştirebilirsin ki birşeyi, herşeyin ben olduğunu, benim olduğunu nasıl düşünür insan... o yüzden nefes alacaksın sadece... unutacaksın BENi... unutacaksın ki nefes almayı hayal edesin...

alacak yok borçda yok toplama çıkartmada... aynısı tıpkısı olan ne varki onu onla toplayasın, yada verdiğin şey alacağının tam karşılığımı ki acaba almak için nedir bu çaba... bide vermeden hep alma çabası, bunun meşruluğu, doğruluğu... herşey bir an için aslında gör bunu... seneler yok hepsi bir an geçiriyoruz, bitiriyoruz, tüketiyoruz...

yalnızız üstelik, yapayalnız... çevir kafanı kimse yok...yalnızlaştırıyoruz herşeyi... hiçbişey bir tane değil, iki tanede!! seninde değil benimde...

pencereye kuş konuyor kapatmışız heryanımızı giremiyor içeri, kuşdan da mı korkuyoruz artık? neden girsin biz çıkmalıyız, kapatıyoruz, kokuyoruz içerde kirleniyoruz... temiz değil dışarısı ya içerisi temiz mi acaba, biz ne kadar temiziz ki, kapattığımız yerler kirlenmiyor mu bizle beraber?? biz temizliyoruz ben kirletiyorum, ben temizliyorum onlar kirletiyorlar... kirliyiz hepimiz... kilit vurmazdık yoksa kapıpencereye... içeri girmek için üç anahtar... kendimizi nereye bırakıyoruz acaba içeri (güvene) girerken... görmüyoruz ne oluyor... bıraksak kendimizi boşluğa, kurtulsak bütün kaygılardan, ailen olmasa, unutsak bütün tanımları, adları, günümüz moda değilmiyle formatlasak herşeyi kafamızın içindeki, ne büyük bir boşluk(kalabalık) oluşturmuşuz senelerdir birikmiş biriktirmiş yutmuş bizi... herşey değişiyor, yenileşiyor diyorlar bizde koşuyoruz ardı sıra "nerede hani, bende istiyorum!!" istedikçe çirkinleşiyoruz onlar hayat mücadelesi diyor biz inanıyoruz kararıyoruz ama saçımız güzel mutluyuz... kirleniyoruz... değişmiyor, herşey aynı sadece daha büyüyor,daha da boyanıyor boyandıkça daha da çirkinleşiyor, kocaman bir boşluğa küçücük bir değer yüklüyor, bizi daha büyük bir kuvvetle çekiyor içine..inanıyoruz, kirliyiz kararıyoruz... batıyoruz... ama mutluyuz hala istiyoruz hala bekliyoruz... o zaman kilit vurmaya devam...

birgün herkes annen olursa eğer, herkesi annem gibi görebilirsem; nefes almayı hayal edeceksin, nefes almayı hayal edicem... elimde ruhum gezicem sokaklarda, bakıcam sana, en güzel havayı çekicem içime... ama belkide ruhumu elime alamadan ölücem, ben hayalini kurucam, sen yapacaksın... kim bilebilir... belkide dünyayı güzellik kurtarmayacak, kim bilir!!

gücüm tükeniyor... yaşamak istemiyorum aranızda...



bilgealtay/yediaralıkikibinyedi/onikiyirmiüç-onaltıkırk




===============================================
FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA
===============================================

1 Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyoruz:

Adsız dedi ki...

bi ara da Yavuz Çetin işlenebilir.."Yaşamak istemem artık aranızda" diye parçası varya..ve herçekten de intihar etmiş.. :(