Fırtınaya Hoşgeldiniz

Bu siteye artık herhangi bir ekleme yapılmayacaktır.

17 Haziran 2007 Pazar

ŞU AN ÜZERİNE EKSENSİZ DOĞAÇLAMALAR

ŞU AN ÜZERİNE EKSENSİZ DOĞAÇLAMALAR


Yazmak istiyorum . Ama öyle bir konu falan yok özel olarak değinmek istediğim . Birkaç çağrışım dışında malzemem de yok ; hani sanatta , edebiyatta olmazsa olmazdır ya ! Neyseki bu aralar aşığım da hayatı daha derinlemesine algıladığımı zannediyorum . Belki de hayat benim ona yüklediğim derinliği yitirdi . Belki de kendisine atadığım o gereksiz , sırf karmaşıklaştırmak , ulaşılmaz kılmak için biçtiğim sıfatı hiçbir zaman kabul etmemişti .
Hayat ilerlerken yada o duruyor biz onun çeşitli etaplarında ‘mario’ misali ilerliyorken , içimize kazınmış birçok durumun , aslında hiç de sindirilebilecek gibi olmadığını görürüz . Çuvaldızı kıçına sokmak lazım . Bir de unutmadan yazayım , diyelim çuvaldızı kıçına
soktun ; acıtmıyorsa eğer , içselleşmiş kazıklar kendi derinliklerinde demektir . Hani o hayatın kabul etmediği derinlik …
Bu yaşamın anlamını ve gerekliliğini sorgulamaktan çok enerjiyi , hareketi anlamlandırma gibi bir çabam var bu hayatta … ‘Var’ olan veya ‘var’ olmasını öngördüğüm hareketliliğin mekan – zamansal problemleri beni ilgilendiriyor . Zaman ,üzerinde eyvallah yazan ve muhtemel orta parmağı havada , batılı , saçları jöleli dikilmiş bir çocuk olan tişörtüyle sonsuz devinimi yolunda devam ederken , uzayda yer değiştirmeyen , enerjisini aktarmayan , başka bir hareket sistemiyle enerji alış verişine girmeyen canlılar oluşuyor .
Ne acıdır değil mi insanın asıl itibariyle şizofren olması … Kendi yarattığı korkularından kurtulduğu zaman , o nötr zamanda , kendini tanrısal bir var oluş biçimi olan ‘mutlu’ sayması . Doğaya her başkaldırışında yenilmesi , gülüşlerde dudakların istemsiz gerilmesi , aynı şekilde ağlarken büzülmesi …

Tarih insanın hata olarak adlandırdığı davranışlar üzerinden ilerlemiştir . Gerçi biz ilerleme diyoruz ama bu herhangi bir ilerleme veya gerileme boyutlarını taşıyan bir düzlemden ziyade , değişimi ifade eden , evet yalnızca değişimi ifade eden bir grafik . Değişim her zaman ilerici olmayabilir .
Bazen bilim tarihine ilişkin ilgi çekici 3-5 cümle okuyunca aklıma hep yıllarını çoktan bulunmuş bir bilgiyi bulmaya veren insanlar geliyor , bir de hatalı çıkarımlar yapanlar … İkisi de o kadar değerli ki . Bugün … yada bu gece … Keşke hatalar yapabilsek . O zaman çok daha birey olmuş , hatta insan olmuş canlılar haline geleceğiz . Hata yapmak bile cesaret istiyor . Zaten özü itibariyle ‘üretebilmek cesaret istiyor ‘ . Sevmek bile korkutuyor . En fenası da bilmek çok korkutuyor . Ne zaman korkularımızın karşısında kendimizi hiçleştirirsek o kadar kendimiz oluyoruz . Kendinden vazgeçmek aslında kendini gerçeklemek haline geliyor aslında … Hata özellikle insanların doğruya ulaşmak için kullandıkları yani araçlaştırdıkları , nesneleştirdikleri bir kavram olarak zihnimde canlanıyor .

Ya bu arada 4 yanlış 1 doğruyu niye götürür ?







MUTLAKA YAZMAK LAZIM . TABİ SONRADA PAYLAŞMAK .


SERDAR . serdaryturkmen@gmail.com

1 Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyoruz:

Adsız dedi ki...

gerek var mı bilinmez ama düş ile gerçek arasındaki köprüler kurmaya çalışıyoruz.

www.ruyakar.org

"ihtimal ya, fikrinize düşerse..."