RÜYALARDAN VE SAVAŞLARDAN ARTA KALAN
Hayat çok güzel bir oyun aslında.İnsanlar ne kadar da piyon ve doğa ne güzel düşünülmüş bi satranç tahtası.Keşke diyorum bu insanlarda bir adım atabilse keşke piyonlarda özgür olabilse..
korudukları o ortaçağ zihniyetinden ve o içine saplanmış oldukları karanlıktan kurtulsalar.ama olmaz..
O zaman kimler halklara kan kusturacak,kimler dilleri yasaklayacak,kimler halayları,özgürlük ve barış türkülerini yasaklayacak,kimler eşitliğin yerine bireyciği,dayanışmanın ve paylaşımın yerine çıkarları koyacak,kimler aydınları yok edecek yakacak,kimler köyleri boşaltıp,kimler o köyleri yakacak, kimler güvercinleri vuracak,kimler "uçurtmayı vuracak"...
Masa başında,kitaplar arasında uykuya dalıyorum biran.amansız bir rüya başlıyor..
Ülkeleri dolaşıyorum gizlice şaşırıyorum sınırlar yok.Dolaşıyorum.Yanıbaşımızda kanın,insan etlerinin,bombaların,karanlığın hüküm sürdüğü IRAK.çocuk sesleri duyuyorum yakınımda.o tarafa yöneliyorum ve bir çocuk.Ne kadar da bana benziyor.Bağrıma basıyorum onu.Dilini bilmiyorum ama şarapnel parçalarının verdiği acıyı anlatmakta olduğunu anlamakta gecikmiyorum.Alıp annesine götürmek istiyorum ama her tarafta ölü insanlar her tarafta kan.Elimden kurtulup paramparça olmuş bir arabaya doğru koşuyor,arabanın önündeki annesine...hemde paramparça olmuş annesine.
Gözümü FİLİSTİN'de açıyorum bu kez.bakıyorum ki yine çocuklar..bu kez mahallelerini,evlerini,yurtlarını korumak için İSRAİL'in salyalı askerlerine karşı yürekleri avucunda şavaşıyor çocuklar.Zalimlerin tankları,topları olsada çocuklar öfkelerini harç edip taşlarla atıyorlar.Aslında çocukluklarına dair ne varsa atıyorlar,büyüyorlar.Ama yepyeni bir dünyayı kuracaklarını biliyorlar.kimi daha süt kokuyor,sakalları bile çıkmamış.bilye yerine boş kovanlarla oynuyorlar ve havan toplarının açtığı çukurlarda saklanıyorlar saklanbaç oyunlarında...
Şimdide gözlerimi açlığın ülkesi AFRİKA'da açıyorum.Az ilerde kamışlardan yapılmış bir ev ve önünde bir aile.susuz,aç,perişan.Çocuklar görüyorum yine kapkara yüzlerinde açlığın dayanılmaz ağırlığı ve gözlerinde inci tanesi yaşlar.Sonra sadece ağaç yapraklarıyla beslendiklerini öğreniyorum onlardan.Şaşırıyorum hem nasıl konuştuğuma hemde nasıl yaşayabildiklerine.Çok fazla zamanları kalmadığını biliyorum ama farkettirmemek için gülümsüyorum çocuklara ve çocukların düşlerine ırmak ırmak düşüyor bu gülümseyiş...
Sıra TÜRKİYE'ye geliyor fakat bunca acıya dayanamayıp uyanıyorum.Kan ter içindeyim.Keşke uyanmasaydım diyorum ama biliyorum ki bu rüyanın devamını herkes görüyor.Aynı zaman dilimimde farklı hayatlar.Değişmeyen tek şey savaş ve kan ve de bunca zalimliğin karşısında savaşan güzel çocuklar...
Etrafıma bakıyorum yine dünyaya da.Evet hayat güzel bir oyun aslında.Dekor ne kadar değişirse değişsin oyun hiç değişmiyor.Ezenler-ezilenler,çocuklar ve ölümler..
Savaşsız,sömürüz bir dünya yine onu maviye boyamak isteyen ve belki dünyanın bir yerlerinde öldürülen o çocukların o tertemiz yürekleriyle yeniden kurulacaktır,biliyorum...
______________ Yazı: SALMAN EKİNCİ ____________________
Hayat çok güzel bir oyun aslında.İnsanlar ne kadar da piyon ve doğa ne güzel düşünülmüş bi satranç tahtası.Keşke diyorum bu insanlarda bir adım atabilse keşke piyonlarda özgür olabilse..
korudukları o ortaçağ zihniyetinden ve o içine saplanmış oldukları karanlıktan kurtulsalar.ama olmaz..
O zaman kimler halklara kan kusturacak,kimler dilleri yasaklayacak,kimler halayları,özgürlük ve barış türkülerini yasaklayacak,kimler eşitliğin yerine bireyciği,dayanışmanın ve paylaşımın yerine çıkarları koyacak,kimler aydınları yok edecek yakacak,kimler köyleri boşaltıp,kimler o köyleri yakacak, kimler güvercinleri vuracak,kimler "uçurtmayı vuracak"...
Masa başında,kitaplar arasında uykuya dalıyorum biran.amansız bir rüya başlıyor..
Ülkeleri dolaşıyorum gizlice şaşırıyorum sınırlar yok.Dolaşıyorum.Yanıbaşımızda kanın,insan etlerinin,bombaların,karanlığın hüküm sürdüğü IRAK.çocuk sesleri duyuyorum yakınımda.o tarafa yöneliyorum ve bir çocuk.Ne kadar da bana benziyor.Bağrıma basıyorum onu.Dilini bilmiyorum ama şarapnel parçalarının verdiği acıyı anlatmakta olduğunu anlamakta gecikmiyorum.Alıp annesine götürmek istiyorum ama her tarafta ölü insanlar her tarafta kan.Elimden kurtulup paramparça olmuş bir arabaya doğru koşuyor,arabanın önündeki annesine...hemde paramparça olmuş annesine.
Gözümü FİLİSTİN'de açıyorum bu kez.bakıyorum ki yine çocuklar..bu kez mahallelerini,evlerini,yurtlarını korumak için İSRAİL'in salyalı askerlerine karşı yürekleri avucunda şavaşıyor çocuklar.Zalimlerin tankları,topları olsada çocuklar öfkelerini harç edip taşlarla atıyorlar.Aslında çocukluklarına dair ne varsa atıyorlar,büyüyorlar.Ama yepyeni bir dünyayı kuracaklarını biliyorlar.kimi daha süt kokuyor,sakalları bile çıkmamış.bilye yerine boş kovanlarla oynuyorlar ve havan toplarının açtığı çukurlarda saklanıyorlar saklanbaç oyunlarında...
Şimdide gözlerimi açlığın ülkesi AFRİKA'da açıyorum.Az ilerde kamışlardan yapılmış bir ev ve önünde bir aile.susuz,aç,perişan.Çocuklar görüyorum yine kapkara yüzlerinde açlığın dayanılmaz ağırlığı ve gözlerinde inci tanesi yaşlar.Sonra sadece ağaç yapraklarıyla beslendiklerini öğreniyorum onlardan.Şaşırıyorum hem nasıl konuştuğuma hemde nasıl yaşayabildiklerine.Çok fazla zamanları kalmadığını biliyorum ama farkettirmemek için gülümsüyorum çocuklara ve çocukların düşlerine ırmak ırmak düşüyor bu gülümseyiş...
Sıra TÜRKİYE'ye geliyor fakat bunca acıya dayanamayıp uyanıyorum.Kan ter içindeyim.Keşke uyanmasaydım diyorum ama biliyorum ki bu rüyanın devamını herkes görüyor.Aynı zaman dilimimde farklı hayatlar.Değişmeyen tek şey savaş ve kan ve de bunca zalimliğin karşısında savaşan güzel çocuklar...
Etrafıma bakıyorum yine dünyaya da.Evet hayat güzel bir oyun aslında.Dekor ne kadar değişirse değişsin oyun hiç değişmiyor.Ezenler-ezilenler,çocuklar ve ölümler..
Savaşsız,sömürüz bir dünya yine onu maviye boyamak isteyen ve belki dünyanın bir yerlerinde öldürülen o çocukların o tertemiz yürekleriyle yeniden kurulacaktır,biliyorum...
______________ Yazı: SALMAN EKİNCİ ____________________

0 Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyoruz:
Yorum Gönder