Milli takımın maçı var!!! İnsanlar yine sokaklar dolusu sevinecek ya da suratlar bin karış ertesi günü karşılayacak. Aynı durum, maçın diğer tarafının taraftarı için de geçerli. Spiker konuşuyor maç öncesi , “Heyecan dorukta, tüm Türkiye bu maça kilitlendi” gibi zırvalarla maçı insanların gündemine sokuyor. Stat hınca hınç dolu. Orada toplanan insanların yarısı bilmem nerde toplansa … gibi cümleler kurmak istiyorum da, sanki herkes bunun bir saçmalık olduğunu biliyor da kimse kimseye çaktırmıyor gibi geliyor çoğu zaman cümleleri engelliyorum.
İnsanlar ellerinde bayraklar üzerilerinde ay-yıldız t-shirtleriyle maça gidiyor, çocuğuna alacağı ayakkabı parasını maça veriyor. Öyle ya feda olsun milli takıma. Milli ya bizden ya! İşte vatanseverlik burada .
Yıllardır en büyük uluslar arası tekelleri sponsoru yapan, böylece bu şirketlerin en baba reklam kanalı haline gelip, patronların cebine yağ süren, komşuda pişenden de payına düşeni itina ile alan bir takım. Oyuncuların, kendi fiyatlarını arttırmak ve daha büyük bir takıma ( ya da Avrupa’ya) transfer olmak için araçlaştırdığı, Futbol federasyonu başkanından , teknik direktörüne ve hatta yaygın söylentiye göre oyuncularına kadar üstten aşağı gerici kadrolaşan bu takım nasıl oluyor da bu milleti temsil ediyor? Nasıl oluyor da yüzsüz yüzsüz çıkıp, bizdenmiş gibi nutuklar çekiyorlar. Bizim de göğsümüz kabarıyor boş karnımızın üstündeki.
Sokaklara dökülme alışkanlığı 12 Eylül’de unutturulan insanlar şimdi yine sokaklara çıkıp yol kapatıyorlar. Bu sefer ki masum ama!!! Suyla sabunla işi yok bütün bunların. Naylon. Paravan çekiyor tüm bu zamlara, baskılara, sömürüye, şovenizme vs.İşçilerin gazlar ve coplar yardımıyla alınmadığı Taksim’de de inadına gösteriler yapılıyor galibiyetler ertesi. 1 Mayıs’taki katil özentisi “robocop” lar şimdi şişman amca olmuşlar, bıyık altından erdemli bir gülümseme içindeler. Aman ne pıtır pıtır benim ülkem.
11 tane, yaşamı halkın yaşamının yanından bile geçmeyen futbolcu bu oyunu iyi oynuyor diye sokaklara dökülüyor halk ama göbeği önünde herkesin. Kimsenin sporla falan alakası yok. Zaten ne işten kafayı kaldıracak öyle bir zamanı var ne de “fitness center”lere verecek parası.
Cahillik o biçim. İlgisizlik, bananecilik almış başını gelmiş taa içimize işlemiş. Bunlardan haberi yok ama futbolcunun ayakkabı numarasından tutun da dün gece kimle hangi gece kulübüne gittiğine kadar biliyor.
Futbol ile insanlara rekabet mantığı yerleştiriliyor. Hele de milli maçlarla beraber, milletlerin birbiriyle karşı karşıya gelmesine yol açtı. Yani bir nevi şovenizmin destekçisi oldu. Gerçi bu 3 F muhabbetiyle ( Portekiz diktatörü Salazar’ın incisi : futbol, fiesta, fado ) futbolun bir spor olma dışında başka ne gibi işlevlere sahip olduğu anlaşılmaya başlandı.
Haber bültenine devam etmek gerekirse, milletvekillerinden hangilerinin maça gittiğinin, hangilerininse "şansız" bir şekilde maça gidemediğinin haberini alıyoruz. Liste halinde maça giden “şanslı” ve gidemeyen “şanssız” vekilleri izliyoruz. Bu şanslılar ile şanssızların ortak olarak bulunabileceği nokta ya da beraber bulunabileceği liste ise çıkartıldığında ne kadar kabarık olduğu görülecek olan yolsuzluk listesidir.
Dünya dibe giderken dünya kupası ne işe yarar? Enkazda bir parça olmaktan başka…
Serdar
26 Haziran 2008
serdaryturkmen@gmail.com
===============================================
FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...
===============================================
Herşey bu kadar zor mu??
-
Düşünceleri toplamak ve bu yazıyı yazmak.. Ne kadar zor. Bu ne bir isyan ne
bir sitem. Sadece anlamaya çalışıyorum. Kimseyi kırmadan incitmeden içimden
gel...
5 ay önce
0 Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyoruz:
Yorum Gönder