Fırtınaya Hoşgeldiniz

Bu siteye artık herhangi bir ekleme yapılmayacaktır.

12 Ekim 2007 Cuma

Büyüdükçe


Fırtına Dergisine Mersin Üniversitesi öğrencileri olarak 2007 bahar dönemi sonunda başladık.

Yoksunlaşmanın, bireyciliğin ve düşkünlüğün arttığı bir zamanda, insanı merkeze alarak çıktık yola. Misyonumuz okuma ve yazma edimlerimizi harekete geçirmek ve diğer üretimler yoluyla kendimizi ifade etmeye çalışmak, tartışma kültürünü oluşturmak ve hayat içerisinde paylaşımlarımızı arttırmaktı.
Bugün geldiğimiz noktada en azından yola çıkanlar açısından bunu kısmen başarmış durumdayız.

İster istemez büyüdük. Büyümeye başlayan ergen bir çocuk gibi kafamızı daha önce rahatça geçirebildiğimiz eşiğe çarptık, dizimizi masaya çarptık, kırdık, döktük, zarar gördük, zarar verdik. Bunlar kaçınılmazdı.

Büyümek zor iş. Büyüdüğünün farkında olanlar, hayatın zorluklarıyla baş edenler, farkına varanlar, fark yaratanlar, korkanlar ama korkak olmayanlar; onun üstüne gidenler, kaçmayanlar; zorlukları ve olumsuzlukları görüp yılmayanlar, kaçanlar; kaçarken bilinmeyenin, yeninin gizemine kapılanlar, yaşamın güzelliklerini, tek yönlü olmadığını görebiliyorlar.

Büyüdüğünüz zaman sorumluluklarınızda artar. Genellikle bu durumdan dolayı hayıflanırız. Sistemin bize bunları yüklediğini ifade ederiz. Aslında büyümekten, onun getirdiği yeniliklerden, onlarla başa çıkmaktan korkarız. Çünkü büyüdükçe cesaretimiz de kırılır. Yeni araçlar geliştiririz ve zaten var olan araçların içerisinde de yer alarak farklı düzlemlerde bulunuruz büyüdükçe. Bizler bu platformda oluşturduğumuz yapı ile bundan sonra ya ileri gideceğiz; elimizdeki araçlarla, söylemlerimizle, deneyimlerimizle ya da bireyciliğe kapılıp, yalnızca kendimizi tatmin ederek, postmodern felsefenin içinde boğulup ama boğulduğunun farkında olmayarak geriye gideceğiz ve beraberinde de götüreceğiz. Bunu görmek için yürümek gerek…


-------------------------


YÜRÜMEK

Yürümek;
yürümeyenleri
arkanda boş sokaklar gibi bırakarak,
havaları boydan boya yarıp ikiye
bir mavzer gözü gibi
karanlığın gözüne bakarak
yürümek!..

Yürümek;
dost omuzbaşlarını
omuzlarının yanında duyup,
kelleni orta yere
yüreğini yumruklarının içine koyup
yürümek!..

Yürümek;
yolunda pusuya yattıklarını,
arkadan çelme attıklarını
bilerek
yürümek...

Yürümek;
yürekten
gülerekten
yürümek...

Nazım Hikmet Ran

0 Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyoruz: