AŞK
Uçurumun kenarındaki aşk,
Aşağıya bakarsan ölürsün,
Seni tutacak bir çift el ararsın
Aşk fedakarlıktı oysa, bunu bekler senden
Gözünü bile kırpmadan bırakmanı kendini aşağıya,
Düşerken, aklında tüm güzel hatıralar
Yüreğinde terkedilmişliğin burukluğu var
İçindeki ses, ‘’Neden tutmadı beni?’’ diye durmadan sorar
Düşmektesindir ama daha çarpmadan ölürsün havada
Yaşama tutunduğun bütün kollar onun ismiyle anılmakta
Gözlerinden iki damla yaş dökülür
O iki damladan da önce çarparsın terkedilmişliğin duvarına
Kimse kurtaramaz seni artık
Kalkman gerekir yaşamak için
Kılını bile kıpırdatamazsın
Kalbin parçalanmakta çünkü tam o sırada
Nefes alış verişlerin yavaşlar
Bir hiç uğruna terk edildiğini herkes anlar
Savunamazsın onu, suçlayamazsında
Öylece kalakalmışsındır o çukurda…
Sıkı dur güzel kız
Bitmedi henüz kabus
Geri kalanını da anlatacağız
Damarındaki her damla kanı çekecek
Onca yıl için kalbinden hesap soracağız
Gülümse şimdi
Gülümse şimdi
Güzel kız gülümse şimdi
Kalbini alıp senden
Yerine koyacağız nefreti…
(Two hours later...)
Akmayan suya, kesik elektriğe
İnadına kırmızı yanan trafik lambalarına
Her lafında aşktan dert yananlara inat
Kötü gününde çalmayan telefonlara
Kirpiklerini ıslatan damlalara
Tarifini tutturamadığın kek tariflerine inat
Batan güneşe, yalnız ıslandığın yağmurlara
Zamanla unutursun safsatalarına
Elini uzatamadığın telefon tuşlarına inat
Bittiği yer diye bir şey yoktur
Bitmemek için vardır aşk
Diyerek
Her gün daha çok seveceksin
Sana inanmayanlara inat…
FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...FIRTINA...
===============================================
0 Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyoruz:
Yorum Gönder